GİRİŞ:
Günümüzde
örgütlerin faaliyette
bulunduğu doğal, ekonomik, sosyokültürel, çevre faktörleri sürekli değişim göstermektedir.
Özellikle son yıllarda teknoloji, enformasyon,
ve iletişim alanlarındaki değişim
ve sürekli gelişmeler
ile firmalar arası
rekabet , örgütlerde yönetim ve
karar verme konumunda
bulunan yöneticilerin kontrol
etmek durumunda oldukları faaliyetlerin sayısını
arttırmaktadır. Gittikçe artan ve
karmaşık bir hal alan
iş ve faaliyetler
sınırlandırılmış zaman birimleri
içinde etkinlikte bulunan yöneticilerin
zaman baskısını yoğun
biçimde hissetmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla bu durum
örgütler ve özellikle
de yöneticiler açısından
zamanın ve etkin yönetiminin önemini arttırmaktadır.
İçinde
bulunduğumuz çağda yokluğundan
en fazla şikayet ettiğimiz konuların
başında zaman ve
para gelmektedir. Yönetim alanının
otoritelerinden Peter Drucker'
ın da ifade ettiği gibi,
"zaman az bulunan bir kaynaktır. Eğer o doğru yönetilmiyorsa hiçbir
şey doğru yönetilmiş
sayılmaz. Diğer önemli kaynaklardan
biri olan para
aslında oldukça bol
bulunan bir unsurdur. Ekonomik büyümeye
ve faaliyete sınır
koyan unsurun, sermayenin arzından
çok talep olduğu genel kabul
görmektedir. Diğer
sınırlayıcı kaynak olan
insanlar ise aralarında nitelikli
olanları az olmakla
beraber, kiralanabilir bir
unsurdur."
Buna bağlı olarak, önce
" zaman " diye
adlandırdığımız kavramı her
ne kadar günlük
hayatımızda çok fazla
dile getirsek de
kavram olarak iyice inceleyelim.
ZAMAN KAVRAMI
Kelime anlamı olarak zaman,
olayların geçmişten bugüne
gelip geleceğe doğru
birbirini takip ettiği,
bireyin kontrolü dışında
kesintisiz devam eden bir süreçtir.
Zaman, olayların
ardışıklığını görerek, bireyin zihninde
yarattığı ve olayların
bundan sonra da içinde olup
gideceklerinin düşünüldüğü başı sonu olmayan soyut
bir kavramdır.
Başka bir tanıma göre
zaman bir eylemin geçtiği süredir. Bir
an için evrende
hareket halinde olan her şeyin
durduğu varsayıldığında böylesi
statik bir ortamda zaman
olgusundan söz edilmemektedir.
Farklı ortamlara ve farklı
varlıklara göre zamanın anlamı değişmektedir. Zaman, objektif zaman,
subjektif zaman ve yönetsel
zaman olarak tanımlanabilir.
·
Objektif zaman , saatle ölçülebilen
zamandır.
·
Subjektif zaman
hissedilebilen ya da
algılanan zamandır.
Birey, saatin neyi
gösterdiğine bakmaksızın olayda
geçen süreyi kısa
ya da uzun süre
olarak algılamaktadır.
Saatin gösterdiği zaman
olarak da ifade
edilen objektif zaman,
olarak da ifade
edilen objektif zaman,
çok kesin birimlerle
ölçülürken, subjektif zamanın anlaşılması
güçtür.
Yönetsel zaman ise
yöneticilerin operasyonel işlemler
dışında yönetsel çalışmalara
ayırdıkları zaman olarak
tanımlanmaktadır.
Dolayısıyla etkin yöneticiler, zamanın sınırlayıcı
bir faktör olduğunun
bilincindedir ve görevlerinden
değil, zamanlarından yola
çıkarlar.
ZAMAN YÖNETİMİ NEDİR, NEDEN
GEREKLİDİR?
Öncelikle zamanı neden etkin bir şekilde kullanamadığımızı
tespit etmemiz gerekir.Bunun için de zamanı etkili kullanamamanın belirtilerinin neler olduğunu
öğrenmekte yarar var.
Etkin Zaman Kullanamamanın Başlıca
Belirtileri:
1.Devamlı olarak iş
yetiştirememe stresi
2.Görüşülecek
kişiler ve ziyaretçiler
için zaman ayıramama
ve randevu verememe
3.Hiçbir şey yapamadan
boşu boşuna günü
harcama duygusu
4.Görülmesi ve ziyaret
edilmesi gereken kişileri görememe
5.Cevap verilmesi gereken
iletilere zaman bulamama
6.Üzerinizde akşam yemeğinden
sonra yapılacak işlerin
stresini hissetmek.
7.Telefon
görüşmelerini yetiştirememe
8.Verimsiz, boş bir
gün geçirme duygusu
ile birlikte yorgunluk
ve bitkinlik hissetmek
Eğer bu duygu
ve düşüncelere arada sırada
da olsa kapılmaktaysanız zamanınızı
nasıl kullanmakta olduğunuzu
tekrar gözden geçirmelisiniz.
Öyleyse kavramsal olarak
zaman yönetimi nedir,
inceleyelim.
Tanım 1:
Çeşitli
kaynaklarda yer alan değişik
tanımlamalara göre zaman
yönetimi, başlangıcı ve
bitişi belirlenmiş ya
da tanımlanmış bir
zaman dilimi içerisinde,
tamamlanması gereken iş
ve eylemleri tanımlanmış
amaçların realizasyonuna yönelik
olarak tüm kaynakları
etkili ve verimli
kullanmak şeklinde tanımlayabiliriz.
Tanım 2:
Zaman yönetimi,
ihtiyaçları belirlemek ve bu ihtiyaçları
karşılayabilmek için gerekli
olan hedefleri oluşturmak, öncelikli işleri
belirlemek, belirlenen önceliklerle zamanı
planlama, programlama ve listeleme
yoluyla uyumlaştırmak olarak
nitelendirilmektedir.
Tanım 3:
Zaman yönetimi, amaçlara
ve hedeflere ulaşmada
önemli bir kaynak
olan zamanı verimli
kullanma çabasıdır. Zamanı verimli
kullanma isteğinin çoğunlukla
erişkin insanlarda görülen
bir davranış biçimi
olduğu gerçektir. Çocuklarda bile zaman
kavramının iki yaşından
sonra başladığını bilmemiz
erişkin insanlarda bunun
ne kadar önemli
ve anlamlı olduğunu
algılamamızı sağlar. Çünkü erişkinlerde
sorumluluk bilinciyle birlikte
sorumluluk alanlarının artması, bu
sorumlulukların gerçekleştirileceği
zamanın
da planlanması gerekliliğini
ortaya çıkarmaktadır.
Daha sonra detaylarıyla
açıklayacak olsak da
uygulama adımlarını şöylece
sıralayabiliriz.
*Faaliyetlere değil,
amaçlara odaklanılmalıdır.
*Düzenli olarak zaman
cetveli tutulmalı ve
zamanın nasıl kullanıldığı
analiz edilmelidir.
*Her gün önemli
bir amaç belirlenmeli
ve gerçekleştirilmelidir.
Zaman yönetimi bir
anlamda " özyönetim " demektir. Yani
başkalarına ve kendinize
zarar veren duyguları
kontrol altında tutabilme, devamlı güven
ve dürüstlük örneği
olabilme, sorumlulukları yönetebilme,
değişen koşullara uyarak
engelleri aşabilme, iç mükemmellik standardını oluşturabilme,iç mükemmellik
standardını aşabilme ve fırsatları
yakalayabilmeyi gerektirir.
Günümüzde
özellikle yöneticilerin etkinliğini
ve verimliliğini etkileyen
en önemli faktörlerden
birinin zaman yönetimi
olduğu gerçeği fark edilmiştir. Elbette her yöneticinin
zamanı, başta yetki ve
görevleri olmak üzere sahip olduğu
kişilik yapısı, örgütün özellikleri
ve çevresel etkiler
gibi bir çok
unsur tarafından farklı etkilere maruz
kalır.
Yapılan araştırmalar,
bir çok
yöneticinin kendisine ya da işine
hiç bir katkısı
olmayan hususlara zaman
ayırdıklarını açıkça ortaya
koymuştur.
Bazı görüşlere göre
zamanı yönetmenin mümkün
olmadığı, ancak kendimizi
zamana göre ayarlayabileceğimiz kabul
edilir. Fakat çağımız
bir yönetim çağıdır.
İşbölümü ve ihtisaslaşma
yaygınlaşmakta, dolayısıyla
zamanın da etkin ve
verimli kullanılması için
gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu nedenle,
yöneticilerin zamanlarını nereye
harcadıklarını mutlaka ölçmeleri
gerekmektedir. Kullanılan
zamanın nereye gittiğinin
öğrenilmesi ve sonuçta
denetim altına alınabilmesi
öncelikle zamanın kaydedilmesi
gerektiği belki
de yönetim disiplini
konusunda çağımızda öğrendiğimiz
en yararlı disiplin
olmuştur.
ZAMAN YÖNETİMİNİN AMACI
VE ÖNEMİ
Zaman yönetimi çalışanların
ve yöneticilerin zamanlarını
daha iyi organize
etmelerine yardımcı olmak
amacıyla bir eğitim
aracı olarak Danimarka da doğup , dünyaya yayılmış
bir yönetim tekniğidir.
Günümüzde ise özellikle
profesyonel çalışma hayatında
başarının en önemli
unsurlarından biri durumuna
gelmiştir. Etkin yönetimin
anahtarı, daha önceden
de vurguladığımız gibi
zaman yönetimidir.
Zaman yönetimi ilkelerini
uygulayarak hem kendiniz
hem de "domino" etkisiyle
biriminiz, iş arkadaşlarınız , üstleriniz için
örnek oluşturabilirsiniz.
Amacımız zamanı ihtiyaç
ve istekleri karşılayacak
şekilde kontrol altında
tutabilmektir. Başarılı
zaman yönetimi için
dört önemli nokta
vardır:
1.Amaç belirlemek,
2.Amaca ulaşmak için planlar
yapmak,
3.Belirlenen ilk planı
uygulamaya koymak, başlangıç ve
bitiş zamanını tespit etmek,
4.Amaca ulaşana kadar
çalışmaya devam etmek...
Son dönemlerde literatürde
zaman yönetimi konusunda davranışsal
karar verme mekanizmalarına yönelik
çalışmalar yapılmaktadır. Bu
çalışmaların temel öngörüsü
ise insanların geleceğe
dönük davranışlarının çıktılarını
tam anlayamamaları ve öngörememeleridir. Bundan dolayı
da zamanı kullanmaya
gereken önem verilmemektedir.
Zaman yönetimi herkes
için önemlidir. Ancak
herhangi bir örgütte
yer almak her zaman
fazladan faaliyette bulunmayı
ve çabayı gerektirir.
Bu süreçte faaliyetleri
planlamak ve sıraya koymak
ise oldukça önemlidir.
Bunun için de
zaman yönetimine önem
verilmesi gerekmektedir.
Zaman yönetiminde inanılır
olmak, amaç belirlemek ve
iletişim gibi genel
becerileri geliştirmek gerekmektedir. Bu alanlarda
gelişim gösterildiğinde, gerek
özel, gerekse de iş
hayatındaki stres de
azaltılabilmektedir. Bundan
dolayı zaman yönetimi, hayat
planlaması ve stres
yönetimiyle sıkı sıkıya ilişkilidir. Bu şekilde, yapılacak işler listesinden çok
daha öteye uzanıp
hayatta ne yapmak
istediğinizi, bunu elde etmek
için nasıl bir plan
izlememiz gerektiğini belirler.
Zaman yönetiminin diğer
bir fonksiyonu da
örgütlerde değişimin yönetilmesine
yardımcı fonksiyonudur. Organizasyonlarda yapılacak
değişime karşı direnme
çoğu kere değişimin
zamansız yapılmasından kaynaklanmaktadır. Zamanlaması iyi
yapılmamış bir değişim
hareketi ne kadar
olumlu unsurlar içerse
de direnişle karşılaşma
ihtimali her zaman
yüksektir.
Genel olarak değişime
direnme ihtimali olan
grupların en zayıf
olduğu dönemi diğer
şartların da olumlu
olması durumunda değişim
için uygun zaman olarak
nitelendirmek mümkündür.
Şimdi de zamanı
etkin yönetebilmek için
kullanılan tekniklere göz atalım:
ZAMAN YÖNETİMİ TEKNİKLERİ
Temelde zaman yönetimi,
yönetim ilkelerine başvurmayı
gerektirmektedir. Zamanın
planlanması, organize ve kontrol
edilmesi söz konusudur.
Özellikle örgütlerde bu
gerekliliklerin yerine getirilmesi
için zaman yönetimi
tekniklerinden yararlanılır.
Bu süreçte iş
daha çok üst
ve orta düzey
yöneticilere düşmektedir.
Üst düzey yöneticiler
bir sistem kurmalı
ve örgütün yapısına
uygun teknikleri öngörerek
uygulanmasına çalışmalıdırlar.
Bu teknikleri şöyle
sıralayabiliriz:
1.Hedefler ve öncelikler
belirlenmeli,
2.Gerektiğinde
hayır diyebilmeli,
3.Astların olumlu ve
geliştirilmesi gereken yönleri
saptanmalı,
4.Çalışma ortamı zamandan
tasarruf edebilecek şekilde
düzenlenmeli,
5. Zaman hırsızları belirlenmeli,
6. Zaman
tuzakları için önlemler
alınmalı,
7.Yetki ve sorumluluklar akılcı
bir şekilde delege
edilmeli,
8.Günlük ve haftalık
planlar yapılarak bu
mümkün olduğu ölçüde
uygulanması sağlanmalı,
9.Örgüt
çalışanlarına belirli
işlerin belirli zaman
dilimleri içinde
gerçekleştirebilmek için makul
süreler verilmeli,
10. Zaman
yönetimi konusunda kurum
içi eğitimler verilmeli
yanı sıra yaratıcı
tekniklerle drama,çeşitli uğraşlar
ya da rahatlama teknikleri
gibi paylaşımlarla bu
eğitimler desteklenerek kişisel
zaman yönetimini sağlayabilmek
için çalışanlara da
özyönetim duygusu yerleştirilmelidir.
Şimdi de çeşitli zaman
yönetimi sağlama tekniklerinin bir arada kullanıldığı yaklaşımlardan bahsedelim :
1.Savaşçı Yaklaşım :
Yapılacak her faaliyet
mutlaka uzun vadeli
bir geleceğin hazırlığıymış
gibi düşünülerek yapılır. Bu
yüzden gelecekteki başarıyı
garantilemek için en
önemli işlere ve
projelere öncelik vermek
şarttır. Yaklaşım verimli
ve bağımsız çalışabilmek
amacıyla zamana sahip
çıkmak üzerine odaklanır.
2.Hedef Belirleme yaklaşımı:
Bu yaklaşım ne
istediğini bil ve
başarmak için çaba
harca anlayışına dayanır. Uzun, orta ve
kısa vadeli planlama, hedef saptama, gözünde canlandırma, motive etme
ve olumlu düşünce
tarzı yaratma gibi
teknikleri içerir.
3.ABC Yaklaşımı :
İstediğinizi
yapabilirsiniz ama her şeyi
yapamazsınız anlayışına dayanır. Hedef belirleme
yaklaşımından esinlenir ve buna
önemli bir kavram
olan ardışıklığı ekler. "Çabalarınızı öncelikle
en önemli işleriniz
üzerine yoğunlaştırın."
" Neye ulaşmak istediğinizi
biliyorsanız ve çabalarınızı
öncelikle o iş
üzerine yoğunlaştırırsanız işinizde
başarılı ve mutlu
olursunuz " tavsiyelerinde
bulunulur.
4.Sihirli Araç Yaklaşımı:
Bu yaklaşım doğru
aracın yani doğru
takvimin doğru planlamanın
bize yaşam kalitesi
gücünü vereceği varsayımına
dayanır. Bu işler gerçekten
öncelikleri izlemenize, işleri planlamamıza
ve ana bilgiye
rahatça ulaşmamıza yardımcı
olur.
5.Beceri Yaklaşımı:
Yaklaşım, zaman yönetiminin
temelde muhasebe ya
da kelime işlem
gibi becerili olma
anlayışına dayanmaktadır. Bunun için
bir planlayıcı ya da randevu
defteri kullanma , yapılacak işler
listesi oluşturma, hedef belirleme,
yetki devretme, planlama
gibi önceliklerin olmasını
öngörmektedir. Beceri
yaklaşımının uygulanmasında en çok
" zaman kütükleri"nden yararlanılır.
Zaman kütükleri , zamanın nasıl
aktığını ve kullanıldığını izlemek
için kullanılır. Zaman kütükleri,
yöneticinin zamanını, üstleri, astları, diğer bölüm
yetkileri, çevresel etmenler
ve ziyaretler için
kullanmasına ortam hazırlar. Zaman kütüğü
yapılması gerçekleşmesi istenen
işler ve bu
işler için gereken
zamanlar ile gerçekte bu
işlerin yapıldığı zamanların
süresi karşılıklı olarak
saat saat not alınır. Bu notlar
günler ve hafta olarak
not alınır ve
en az dört
hafta yazılır.Her hafta saat
ve gün bazında
takip edilen faaliyetlerin
gerçekleşen zaman israfı
tespit edilerek giderek
daha verimli bir
hale gelmesi sağlanır.
ZAMAN YÖNETİMİNDE PARETO
İLKESİ
Zaman yönetimi uygulamalarında başarılı
olabilmek için mutlaka öncelikler
belirlenmelidir. Yönetim
literatüründe öncelikleri belirleme
konusunda en çok
Pareto İlkesinden bahsedilmektedir. 19. yüzyılda
yaşamış İtalyan ekonomist
ve sosyolog Vilfredo
Pareto tarafından ortaya
atılan bu ilke, bu
gruptaki önemli birimlerin
o gruptaki toplam
birimlerin bir bölümünü
içerdiğini belirtir. Bu kural. literatürde 80 e
20 kuralı olarak
da adlandırılır.Kural zaman
yönetimine uygulanmıştır ve,
"Bir işe harcanan
zamanın yüzde yirmisi
sonuçların yüzde seksenini
oluştururken, harcanan zamanın
yüzde sekseni ise
sonuçların yüzde yirmisini
oluşturur" sonucuna ulaşılır. Pareto İlkesi, zaman yönetimi uygulamalarına "sıklık
histogramı" tekniği ile
aktarılmıştır. Bizlere
karşılaştırma imkanı veren bu
araç Pareto histogramı
olarak da bilinir, tüm
süreç uygulamalarında kullanılır. Bu histogram hazırlanırken tüm unsurların gerçekleşme sıklıkları
not edilir yapılacak
analizlerde veri olarak
kullanılır. Sıklık düzeyi yüksek
olan faaliyetler için
yeni tedbirler alınır. Örneğin çalışanlara
uygulanan iş davranışları
ile ilgili testlerde
en sık tekrarlanan
ve örgüt için
verimlilik sağlamayan ilk
üç davranış üzerinde
düşünülmesi ve etkilerinin
giderilmesi gerekir.
Pareto ilkesi aynı
zamanda kişisel olarak
zaman yönetimi uyguladığınızda günü
değerlendirirken de fayda
sağlar. Üretkenliğinizin ve gerçekten
yararlı çalışmalarınızın
yüzde seksenini zamanınızın
yüzde yirmisi içinde
gerçekleştirdiğinizi göreceksiniz. Bu yüzde yirmilik zaman
dilimi de sizin
doruk saatlerinizdir.
HEPİMİZİN DORUK SAATLERİ
VARDIR...
Gün içinde en verimli
olduğumuz saatler, günümüzün doruk
saatleridir. Günlük
programınızı yaparken,
enerjinizin gün içindeki
dalgalanmasını akılda tutmakta
yarar vardır. Günün
hangi saatlerinde kendinizi
daha iyi ve
enerjik hissettiğinizi bilin. Bazılarımız sabah
saatlerinde daha canlı
ve coşkulu olurken,
bazı insanlar da öğleden
sonraki saatlerde enerjilerinin
doruğuna ulaşırlar.
Enerjinizin en üst
düzeyde olduğu zaman
dilimi sizin için
doruk saatlerdir. Yoğun dikkat
ve enerji gerektiren
işlerinizi kendinizi
iyi hissettiğimiz zamanlarda
yapmak üzere gününüzü
planlayın. Fiziksel ve
zihinsel endişeler, en iyi çalışma
saatlerinizin hangi saatler
olduğunu etkiler. Bu nedenle
bir insan her
gün aynı saatlerde
prime - time performansını yakalayamaz. Verimli saatleriniz
sizin fiziksel durumunuz
ve bio -ritminizle ilgili
olmakla beraber yaşla
da yakından bağlantılıdır. Eğer, 18 -30 yaş arasında
iseniz büyük olasılıkla
sabah yavaş
başlayanlardansınız, en yüksek
durumunuza öğleden sonra
ulaşırsınız. Alışılmış
çalışma saatleri, beş sularında
sona ererken siz hala
kendinizi zinde hissetmektesiniz.
Eğer 31-40 yaşlarındaysanız, sabahın
ilk saatlerinde zindesiniz
ve bu durumu
saat iki-üçe kadar
sürdürebilmektesiniz. 41-55 yaş aralığında
iseniz büyük olasılıkla
sabah - öğle arası kendinizi
iyi hissettiğiniz saatlerdesiniz. Daha sonra
günün geri kalan
kısmında enerjiniz düşük
düzeyde seyretmektedir. Kapasiteniz
günden güne ve
gün içinde değiştiği
gibi dakika dakika
da değişebilir. Belirli
bir andaki kapasitenizin
üzerinde bir iş
yapmak zorunda kaldığınızda
sorun yaşayacağınızı bilin. İdeal olarak
herhangi bir zamandaki
temel kapasite düzeyinizi
hissedebilir ve onu
yaptığınız işle uyumlu hale
getirebilirsiniz.
ZAMAN YÖNETİMİNİN YARARLARI
Zamanı etkin kullanmaya
yönelik olarak yapılan
bilinçli çabaların hem
yöneticiler ve de
çalışanlar için sayısız
yararları bulunur. Zamanın
etkin kullanımıyla belirlenmiş
bir zaman diliminde
birden fazla ve
hızlı iş yapabilme
becerisine sahip olmaları
nedeniyle yöneticilerin çok sayıda
işi gerçekleştirebilmeleri örgütün
bir çok etkinliklerinin başlangıç
ve bitişleri arasındaki
zamanın daraltılması sonucu
ürün ya da
hizmetin pazara sunulması
ve satışında öncelik
elde edebilmeleri mümkün
olmaktadır.
Ancak zamanın etkin
kullanımı kolay olmamaktadır.
Çünkü yöneticinin önünde
zaman kullanımını olumsuz
etkileyen pek çok
engel bulunmaktadır. Yöneticilerin
zamanlarını etkin kullanabilmeleri önemli
ölçüde zaman kullanımlarını engelleyen
sorunları ya da zaman tuzaklarını
saptamalarına bağlı olmaktadır.
ZAMAN YÖNETİMİNİ İYİ
BİLEN BİR KİŞİ,
* Öncelikle güne iyi
başlar.
*Gün içinde neler
yapacağını çok iyi
bilir çünkü günlük
işler listesi yapmıştır.
*Kendine güveni tamdır.
* Verdiği sözleri tutar.
*Olaylara pozitif yaklaşır.
*Özel hayatı ve
iş hayatı dengededir. Çünkü her
ikisinde de üretken
olmak ister.
*Fırsatları iyi değerlendirir. Çünkü
hedefleri vardır.
*Geçen zamanı lehine
çevirir.Çünkü
pişmanlıklardan ders almıştır.
*Erteleme huyu yoktur.
*Hiçbir şeyi unutmaz.
Önemli olan her
şeyi yazılı
tutar.
*İşyerinde örnek çalışandır. Çünkü başarılıdır.
*Yöneticisinin
takdirini kazanır.Çünkü vazgeçilmezdir.
*Yaşamdan keyif alır.Çünkü
her anın kıymetini bilir.
ZAMAN YÖNETİMİNİ BİREY
YA DA ÖRGÜT
OLARAK UYGULAMA SÜRECİ
Zaman yönetimini birey
olarak uygulamaya nasıl
ve nereden başlamalıyız?
Bunun için öncelikle
kendimizi, sonra da
içinde bulunduğumuz çevre
şartlarını iyi tanımamız ve algılamamız
şarttır.
Kendimize şu soruları
sormak ilk adımımız
olmalıdır:
*Kendimle ve
içinde bulunduğum özel
ve çalışma ortamımla
ilgili zamanımı çalan
faktörler neler ?
*Nasıl
değiştirilebilir, hayatımı
başkalarının da zamanını
çalmadan , rahatsız etmeden
nasıl değiştirebilirim?
Kişilerin
başarısı zekalarıyla ve
de yetenekleriyle yakından
ilgilidir. Yeteneklerinizi
ve zekanızı sınırlı
olan zamanınızı tasarruf
etmek için devreye
sokun. Kişilerin zamanlarını nerelere
harcadıklarını belirlemek için
notlar tutmadıkça yazılı
kayıtlarla hareket etmedikçe
"işler nerede yanlış
gidiyor?" sorusuna cevap
vermeleri imkansızdır.
İnsanlar
zamanlarının ancak % 60'ına
hükmedebiliyorlar, kişinin
kontrolü dışındaki olaylar
ise zamanlarının %40'ını
alıyor. Bu nedenle birey
toplam zamanının sadece % 60
için zaman yönetimi
uygulaması yapabilme kapasitesine
sahiptir. Bu oranı % 100'e
yaklaştırmak için zaman
tasarrufu sağlamanın ayrıntılarını
şöylece sıralayabiliriz:
1.Erken kalkın.
2.Uyanır uyanmaz yataktan
kalkma isteği yaratmak için
her gün kendinize eğlence ve
keyif verecek şeyler
düşünün.
3.Dışarıya
çıkacak ya da
işe gidecekseniz giyeceklerinizi ve
çantanızı akşamdan hazırlayın.
4.Güne olumlu başlayın, kendinize, sevdiklerinize ve
sizden beklentisi olan
insanlara katkılarınızı aynı
zamanda onların da
size olan katkılarını
düşünerek pozitif bakış açısı
edinin.
5.Sağlığınız
sizin en önemli
kaynağınızdır. Sağlığınızı
koruyun, varsa sağlık sorunlarınızı
geciktirmeden çözün.
6.Kendinize
randevu verin, bu
saatleri kendinize ayırın.
7.Kararlı olun, seri
hareket edin.
8.Hedef ve öncelikleri
belirleyin.
9.Zor işleri sabah
yapın.
10.Bir işe sonunu
düşünerek başlayın.
11.Hedefe
ulaşmada kestirme ve
alternatif yolları deneyin.
12.Not alma alışkanlığı
edinin.
13.Aklınızda ve önünüzde
yalnızca iş olsun, ilgisiz olanları düşünmeyin, kaldırın.
14.Yönetici
iseniz ayrıntılarla uğraşmayı
bırakın.
15.İdeal çalışma ortamı
yaratın.
16.Yazılı kayıt tutmak
hayat tarzınız olsun, mutlaka ajanda
kullanın.
17.Kendinize ait olan
bir zamanı paylaşmak
için öncelikle onay
vermeniz gerekir. Eğer o sırada
gerçekten meşgulseniz sizden
istenen herhangi bir
şeye vakit ayıramayacak
durumda iseniz bunu
açıkça söyleyin ve yardımcı olabilecek kişilerden destek
isteyin. İşleri doğru kanallara
yönlendirmek de başarılı
bir iş planının
bir parçasıdır.
18. Yolda düşünün , zihinsel planlama
yapın.
19.Hızlı ve etkili
okumayı öğrenin.
20. Zihinsel
gücünüzün verimliliğini arttıracak
her unsura (kitap, kurs
vs...) yatırım yapın.
21. Bilgilerinizi
güncelleyin.
22.Erteleme ve bölünmeleri
engellemeyin.
23. Davetsiz
misafirlerin sizi meşgul
etmelerine izin vermeyin.
24. Kapınız
kapalı olsun.
25. Randevusuz
görüşmeyin.
26. Ziyaretçileri
ayakta karşılayın.
27. Görüşme odası kullanın.
28. Gerektiğinde
" hayır " diyebilin.
29. Yazılı ve sözlü
iletişimi daha etkin
hale getirin.
30. Toplantıları
daha etkin hale
getirin.
31. Gereksiz
internet gezintilerinden kaçının.
32. Telefonda
sohbet etmekten kaçının , telefon
en tehlikeli zaman
tuzakları arasındadır. Eğer gerçekten
önemliyse sizi
yeniden arayacaklardır.
33. Yemeğinizi
işyerinde değil de
dışarıda yiyorsanız , öğle
yemeğine işinize ve
kazancınıza katkı sağlamayacak
olan yemek saatlerini
ziyan etmekten uzak durmalısınız.
34. Hata yapmaya hakkınız
olduğunu unutmayın, ancak geçmişte
yaptığınız hataları da
tekrarlamayın.
ÖRGÜTLERDE ZAMAN YÖNETİMİ
SÜRECİ
Nasıl
gerçekleştiririz?
Örgütün sahip olduğu
kaynakların en etkin
ve verimli şekilde
kullanılmasından sorumlu olan
yöneticiler, bu amacı gerçekleştirmede başarılı
olmak için zamanlarını
akıllıca yönetmek zorundadır.
Zaman yönetimi aynı
zamanda zaman faktörü
göz önünde bulundurularak kaynakların
etkin kullanımı demektir. Zaman , önceden kararlaştırılmış bir
hızla akıp gittiğinden
dolayı sorun zamanı
yönetmede değil, yöneticinin
kendini zaman içinde
yönetebilmesindedir.
Örgütsel zaman, örgütün mal
ve hizmet üretebilmesi
için belirli bir
süre içinde yerine
getirilmesi gereken işlevlere , personel ve
makineler tarafından harcanan
sürenin toplamıdır.
Örgütsel zamanın
etkin yönetilmesini belirleyen
ve -veya etkileyen başlıca
faktörleri sıralamak gerekirse ;
1.Öncelikleri
belirleme ve planlama
2.Etkin iletişim
3.Karar verme
4.Yetki devri
5.Astların
zamanını yönetme
6.Üst yöneticiyi yönetme
7.Kesintileri
ortadan kaldırma
8.Sekreterle çalışmadır.
Sosyo-teknik
sistemler olan örgütlerde, örgütsel faaliyetleri
yönlendirmeleri konumunda bulunan
yöneticilerin yalnızca kendi
kişisel zamanlarını etkin
yönetmeleri, örgütsel faaliyetler sırasında
kullanılan örgütsel zamanın
etkin yönetilmesi ile ilgilenmemeleri düşünülemez.
Bu sebepten dolayı , yöneticiler yalnızca
kendi kişisel zamanlarını
etkin yönetmekle kalmamalı, aynı zamanda
örgütün zamanının da
etkin yönetilmesi ile
ilgilenmemelidirler.
Yönetici, yapması gereken
faaliyetleri listelemeli ve
ivedi konulara göre
öncelikleri tespit etmelidir.
Yöneticiler, zaman
yönetimi sürecinde astlardan
etkili bir biçimde
yararlanmak için onların
da zamana karşı
duyarlılıklarını geliştirmek isterler. Bu
konuda yöneticilerin düştüğü
3 temel yanılgı
vardır.
*ASTLARA VERİLEN GÖREVLERİN
AÇIK OLMAMASI
Anlaşılır emirler vermek
için yeterli zaman
ayırmak, daha etkin bir
iletişim ve daha
yüksek verim sağlar.
*ASTLARI BEKLEMEK
Başkalarına değer vermeyen
yöneticilerin astlarını beklettikleri
sıkça görülen bir
olaydır.Bu durum verimli
astları çok rahatsız
eder.
* ASTLARI
İŞLERİNDEN ALIKOYMAK
Astın çalışmasını sık sık
keserek "yalnızca bir
dakikanı alacağım
"diyen yönetici, astının tekrar işinin
üzerinde yoğunlaşmasının ne
kadar zaman alacağından
haberdar değildir.
*İŞLERİ
SÜRÜNCEMEDE BIRAKMAK
Yöneticilerin
hedeflerine ulaşmaları konusunda,
kendileri için gerekli
olan gücün kaynağı
içinde bulundukları zamandır. Kriz
dönemlerinde üst yönetim üst
yönetim , önemli görevleri kısa
yerine getirmek zorundadır. İçinde bulunulan
koşul ne olursa
olsun bütün dönemlerde
işlerin öncelik sıralaması
vardır. Yaşamsal öneme sahip
işlerin yanında ertelenebilir
nitelikle işler vardır.Burada
yöneticinin göstereceği yetenek, özellikle kriz
dönemlerinde yaşamsal önemi olmayan işlerden sıyrılarak
yaşamsal önemi olan
işlere yönelmektir.
Zaman kaybetmek istemeyen
bir yönetici, bir
an önce işe
başlamalı ve işleri
sürüncemede bırakmak alışkanlığından vazgeçmelidir. Virüs diye de
nitelendirdiğimiz işleri sürüncemede
bırakma hastalığıyla savaşmak
için,
1. İşlerin
sürüncemede bırakıldığı alanların
bulunması
2. İşlerin önem sırasına
göre düzenlenmesi ve
sorunların sırasıyla halledilmesi
3. Günlük işler ve
faaliyetlerde zamanın belirlenmesi
4. Zor
sorunlardan kaçmama
5. Emin olunana kadar
işleri ertelememe.
ZAMANIN ETKİN KULLANIMINI
SAĞLAYAN DAVRANIŞ VE
YÖNTEMLERDEN 1 ) ZAMAN
TUTANAĞI HAZIRLAMA :
Zaman tüm bireylerin
eşit bir biçimde
sahip oldukları eşsiz
bir kaynaktır.Sahip olunan
işgücü , hammadde makine , araç-gereç ve
enerji ve bunun
gibi kaynaklardan farklı
olarak zaman; alınamayan, çoğaltılamayan , tasarruf edilemeyen ,üretilemeyen , sadece kullanılan
ve kaybedilen bir
değerdir.Bütün bu ve
benzeri özelliklerin dolayı
zaman ,etkin ve verimli kılabilecek davranış
ve yöntemlerden en
önemlisi "zaman tutanağı
hazırlama" ve
"akşam analizi" dir.
Zaman tutanağı belirli
dilimlere ayrılmış zamanın
nereye harcandığını gösteren
listedir. Hazırlanmasındaki
temel amaç, bireyin
zamanını nasıl harcadığını
görmesini ve bir
sonraki gününü geçmiş
günlerdeki zaman tuzaklarını
dikkate alarak planlamasını
sağlamaktır.
Akşam analizi ise
gün içersinde yapılan
ya da kaybedilen
tüm faaliyetlerin olması
gerekenle karşılaştırılması ve
olumsuz sapmalara neden
olan eylemlerin belirlenerek
denetim altına alınması
sürecidir.
Zaman Tutanağı Hazırlamanın Yararları:
Zaman
tutanaklarının en önemli
faydası zamanın nasıl
kullanıldığını açıkça göstermesidir.
Çoğu yönetici zaman
kaybına neden olduğu
düşüncesiyle "zaman tutanağı
hazırlama" fikrini reddetmektedir.
Çünkü kendileri zamanlarını nasıl
ve nerede geçirdiklerini gayet
iyi bilmekte ve
bunun için zaman
ayırmayı gereksiz bulmaktadır. Ancak yapılan
araştırmalar çoğu yöneticinin
zamanlarını nasıl harcadıkları
konusunda tam bir
fikre sahip olmadıklarını
göstermektedir. Zaman
tutanağı hazırlamak ilk
bakışta sıkıcı görünse
de yönetici için çok
önemli ip uçları
verecektir. Kendi zamanını nasıl
harcadığına ilişkin kayıt
tutan , bunları analiz eden
ve zamanını denetim
altına almaya girişen
bir yönetici aslında
önemli işlere ne
kadar çok zamanının
kaldığının farkına varacaktır. Zaman tutanağı
hazırlamak ilk bakışta
sıkıcı görünse de
yönetici için çok
önemli ipuçları verecektir. Kendi zamanını
nasıl harcadığına ilişkin
kayıt tutan, bunları analiz
eden ve zamanını
denetim altına almaya
girişen bir yönetici, önemli işlere
ne kadar bol
zamanının olduğunun farkına
varacaktır. Zaman tutanağı değişik
şekillerde olabilir. Günlük ,
haftalık , aylık ya da daha
uzun süreli hazırlanabilir. Zaman tutanağı
hazırlanırken ilk aşamada
ertesi gün yapılacak
işlerin bir listesi
oluşturulmalı,işler öncelik ve
aciliyet sırasına göre
zaman tutanağına kaydedilmelidir. İkinci aşamada
ise işgünü başladıktan
sonra listedeki ilk
işten başlayarak sırasıyla
her yapılan iş
başlangıç ve bitiş
saatleri ile birlikte
tutanağa kaydedilmelidir.
Üçüncü aşamada
listede olmayan ancak
gün içinde gerçekleştirilen işler
de tutanağa harcanan
zamanla birlikte kaydedilmelidir. Dördüncü aşama,
günlük verimliliğin hesaplanması
ve akşam analizinin
yapılmasıdır.Bu aşamada günlük
verimliliğin hesaplanması ve
akşam analizinin yapılmasıdır. Akşam analizinde
gün sonunda hedeflere
ne ölçüde ulaşıldığına
ve tahsis edilen
zamanın nasıl kullanıldığına bakılır. Böylece söz
konusu gün için
ne kadar etkin
ve verimli olduğu
saptanabilir.. Günlük verimliliği hesaplamak
için kullanılan formül
şöyledir:
GV=GÜNLÜK VERİMLİLİK ;
TTS=HER BİR İŞİN
TAMAMLANMASI İÇİN GEREKEBİLECEK
TOPLAM TAHMİNİ SÜRE ;
TS =HER BİR
İŞİN TAMAMLANMASI İÇİN
TOPLAM HARCANAN SÜRE ;
Günlük
Verimliliği hesaplamak için ;
GV=TTS /TS formülü
kullanılır.
GV < 1 ise gün
verimli ;GV>1 ise gün
verimsiz ve GV =1
ise gün normal
geçirilmiş demektir.
Bir örnek vermek gerekirse ;
Raporları
yazmanız gerekiyor. Bu işi
gerçekleştirmek için kendinize
tahmini 2 saat
süre tanıyorsunuz. Fakat her
şey yolunda gidiyor
ve siz işinizi
1 saatte tamamlıyorsunuz. Şöyle hesaplarız:
GV =2/1 =2 ; 2
>1 olduğuna göre verimlisiniz demektir.
2)PLANLAMAYA ÖNEM VERME :
Planlamanın en büyük
avantajı zaman kazandırmasıdır. Yapılan
çalışmalar, yöneticiler
planlamaya biraz daha
fazla zaman ayırmaları
durumunda uygulamada daha az zamana gereksinim
duyduklarını ve böylece
zaman kazandıklarını ortaya
koymaktadır. Ayrıca planlama yöneticilerin
dikkatini amaca yöneltmekte ,çabaları uyumlaştırmaya olanak
sağlamakta aynı zamanda
zaman ve emek
savurganlığını azaltmaktadır. Planlama zamanın
etkili kullanılmasında en
önemli yöntem olmakla beraber
yapılan çalışmalar yöneticilerin
genellikle çalışma zamanlarını
günlük ölçüde planlamadıklarını ortaya
koymaktadır. İnsan doğası planlama
kavramıyla çelişmektedir.
Nasıl davranılacağını önceden
karalaştırmanın , özgürlüğü
sınırladığı düşüncesi
,günlük ve acil
olaylara önem verme
zorunluluğu planlama yapmayı
engellemektedir. Ancak
gelecek hakkındaki tereddütler ,kırtasiye gibi
gerekçelerle planlamaya karşı
çıkmak uzun vadede
kazanılacak zamanı elde
edilecek verimi görememek
anlamına gelmektedir.
Kuruluşlar
doğaları gereği zaman
israf etme makineleridir. Yöneticinin zamanını
nasıl geçirdiğinin farkına
varamaz ve kendi
kendine belirlemediği sürece
yaptığı eylem planının da bir yararı
olmaz. Başka bir deyişle
yöneticiler planlamayı gerekli
görmeli, planladıkları
faaliyetleri eyleme dönüştürmeli
kısacası planlama zaman
yönetimi için temel
teşkil etmelidir.
Planlama bir taahhüt
değil niyet açıklamasıdır. Sık sık
güncellenmesi değişen şartlara
göre sürekli revize
edilmesi, ortaya çıkan başka
başka olgular karşısında
tekrar üzerinde düşünülmesi
gerekir. Kısacası yöneticinin
yaptığı planlar statik
değil dinamik olmalıdır. Planlama sonucu
elde edilen başarılar
yeni fırsatlar yaratır.Başarısızlıklar ise
yeni planlar yapılmasını
gerektirir.
3)YÖNETİCİNİN KENDİNİ
YÖNETMEYİ BİLMESİ :
Yöneticinin
bulunduğu örgütü başarıya
ulaştırması öncelikle kendini
sonra da örgütü iyi
tanımasıyla yakından ilgilidir. Çünkü başkalarını
yönetebilmek kendini etkin
yönetebilmeyi gerektirir.İnsanın kendisini
iyi yönetebilmesi için
de için de
tahmin edebileceğiniz gibi
kendini iyi tanıyor olması
şarttır.
Yöneticinin kendisini tanıması, kendini değerlemesiyle mümkün
olabilmektedir. Böyle bir değerlendirmeyle birey , zaman
yönetimi konusunda çok
şey öğrenebilmektedir. Etkin zaman
yönetimi amaçlayan yönetici , örgüte zaman
kaybettiren faaliyet unsurlarını
tespit etmeden önce
söz konusu faaliyette
zaman kaybettiren unsurları
önce kaynağında yani
kendince değerlendirerek kayıpları
önleyecek tedbirler almalıdır.
4)ZAMANI
PROGRAMLAYABİLME YETENEĞİ :
Planların uzun ve
kısa vadeli bakış
açılarının yanında günlük
program yapılması kısa
zaman dilimlerini de yerinde kullanmayı
sağlamaktadır. Astlarla
görüşme saati, randevuların düzenlenmesi , cuma akşam
üzeri ertesi hafta
yapılacak işlerin belirlenmesi
haftalık iş planlarının
günlük çalışma programlarına
dönüştürülmesi zaman kazandırıcı
etkinliklerdendir.
Üst ve ast
düzey personel bu
ve benzeri programlarını örgütün
ve görev unvanlarının
gereklerine uygun olarak
yaratıcılıklarını da kullanarak
geliştirebilir bireysel ve
örgütsel zaman
kullanımında etkinliklerini arttırabilirler.
5)YETKİ DEVRETMEK VE
TERSİNE YETKİ DEVRİNDEN
KAÇINMAK :
Yöneticilerin
zamanlarını etkin olarak
kullanabilmelerini sağlayacak yöntemlerden
birisi de yetki devridir. Sorumlulukların ilgili
yetkiyle birlikte alt
kademelere dağıtılma süreci
yetki devri olarak
adlandırılır. Zamanını etkin kullanmak
isteyen yöneticiler zaman
kaydına ilk göz
attığında kendisinin önemli
gördüğü , kendisinin yapmak istediği
ve kendisini yapmaya
adadığı şeyleri yapmaya
zaman kalmadığını son
derece açık olarak
görür. Bunun için yönetici
akıllıca yetki dağıtmak
zorundadır. Yöneticiler
kendi verimliliklerini engelleyen , yönetsel olmayan
görevleri yapmak (teknik ve
idari ayrıntılar üzerinde
durmak ) yerine bu
görevlerle ilgili konunun
uzmanlarını veya bu
işle görevlendirilmiş bireylere
yetki aktarılarak kendi
işlerini azaltmak ve
böylece kendilerine projeler
geliştirebilecekleri zaman ve enerji tasarrufu
sağlayacak olan yöneticiler yetenek ve
kaynaklarını işe daha
fazla taşıma olanağı
bulabilmektedir Yöneticinin bundan
sonra yerine getirmesi
gereken şey ise
başkalarına devrettiği faaliyetleri
belli aralıklarla kontrol
etmektir. Bu da işlerin
daha kısa sürede, etkin
ve verimli sonuçlanmasını sağlayacak
dolayısıyla zaman içinde
bu sistem iş
görür hale gelecektir.
6) İŞLERİN
SÜRÜNCEMEDE BIRAKILMAMASI :
İşleri sürüncemede bırakma
alışkanlığı, diğer bir ifadeyle erteleme, yöneticilerin zaman kayıplarının
en önemli nedenlerinden
birisidir ve zaman
tuzakları listesinde birinci
sırada yer almaktadır. Erteleme tam
anlamıyla bir "zaman
hırsızı" dır. Bireyin
zamanını gizlice çalar.
Zamanını etkin kullanmak
isteyen yönetici ,bu erteleme
alışkanlığından vazgeçmelidir. Erteleme alışkanlığından kurtulmada
hoşlanılmayan işlerin önce
yapılması, en sevilmeyen ve
en çok erteleme
eğilimi gösterilen işin günün
başlangıcında yerine getirilmesi
her görevin yapılması
için gerekli olan zamanın tam
belirlenmesi yöneticilerin
yararlanabilecekleri belli başlı
yöntemler olmaktadır. Çünkü
unutulmamalıdır ki ilerleyen günlerde ertelenen her
bir iş yöneticinin
yükünü arttıracak , işini zorlaştıracak
ve daha fazla
enerji ve zaman
israfına neden olacaktır.
7) YÖNETİCİNİN KENDİNİ
ORGANİZE ETMESİ :
Örgütün temel işlevlerinden
biri faaliyet ve
fiziksel kaynakları organize
etmek olan bir
yönetici , bunları etkin bir
biçimde yerine getirebilmek
için önce kendini, kendi faaliyetlerini organize
edebilmelidir. Bunun için çalışma
ortamının düzenlenmesine ve
çalışma belgelerinin düzenli hale
getirilmesine önem vermelidirler. Zamanlarını etkin
kullanmak isteyen yöneticiler, ihtiyaç hissettiklerine istedikleri
anda ulaşabilecekleri çalışmalarının istenmedik
anlarda kesilmeyeceği bir
çalışma ortamına sahip
olmalıdırlar.
8)TOPLANTI YÖNETİMİ :
Yöneticiler
açısından toplantı zaman
kayıplarına yol açabilen
önemli zaman tuzaklarındandır. Toplantılar tanım gereği
yetersiz örgütlenmeye
verilen bir ödündür. Çünkü insan
ya toplantı yapar
ya çalışır. Aynı zamanda
ikisini birden yapamaz. İdeal olarak
tasarlanmış bir yapıda
toplantıya hemen hemen
hiç gerek yoktur. Farklı işlevlere
sahip insanlar belli
bir görevi yerine
getirebilmek için işbirliği yapmak zorunda
oldukları için toplantı
yapar. Belli bir durumda
gerekli bilgi ve
deneyim tek bir
kişinin beyninde olmadığı, değişik insanların
deneyim ve bilgisinden
parça parça alınıp
bir araya getirmek
zorunda olduğumuz için
toplantıya gereksinim duyarız.
Yönetici mutlaka toplantı
düzenlemek zorunda ise
konuşulacak konuların genel
çerçevesini önceden belirlemek
zorundadır.Toplantıyı
verimli yönetebilmek ,
uygulanabilir sonuçlar elde
edebilmek, tabii ki
zaman kazanmak için yöneticinin toplantının
amacını iyi belirlemesi
şarttır. Belirgin bir
amaçla toplantıya hazırlanmak
sayıla faydaların yanı sıra
sonraki toplantılara" verim
alacağız" duygusuyla katılmayı
da sağlar. Belirlenmiş amaçların
varlığı, katılımcıların aynı amacı
konuşmak için bir araya
gelmiş olma duygu
ve düşüncesi kafa
karışıklıklarını gidermek için
önemlidir. Yoksa ilgisiz konuların
konuşularak zaman kaybetmek
kaçınılmaz olacaktır.
Bir başka önemli
ve gerekli konu , toplantılara kimlerin
katılması gerektiği konusudur. Bu
konuyla ilgili yaşanmış
bir örnek :
Büyük bir kuruluşun
finanstan sorumlu başkan yardımcısı bürosunda
yapılan toplantıların büyük
bir zaman israfına
neden olduğunun farkındaydı. Bu kişi
kendisine doğrudan bağlı
bütün yetkililerin konu
ne olursa olsun
her toplantıda hazır
bulunmasını istiyordu. Bu yüzden
toplantılar çok kalabalık
oluyordu. Ve her katılımcı
kendisini konuyla ilgili
göstermek zorunda hissettiği
için de herkes
en azından bir
soru gündeme getiriyordu. Ve bunların
çoğu da ilgisiz
sorulardı. Bu yüzden toplantılar
uzadıkça uzuyordu. Fakat söz
konusu üst düzey
yönetici bir gün
kendilerine soruncaya kadar, astlarının da
bu toplantıları zaman
israfı olarak gördüklerini
bilmiyordu. Ama kuruluşta herkesin
statüye büyük önem
verdiğini ve "sahnede
görünmek istediğini bildiği
için ,onları toplantıya çağırmadığında alınacakları
endişesini taşıyordu.
Görüldüğü gibi toplantıya
ilgili kişilerin katılması da
zaman israfını önlemek
adına önem taşır.
Toplantıları
etkin kılmak için
gerekli kriterleri sıralamak
istersek ;
1- Toplantıdan önce
toplantı amacını netleştirmeli ve
ilgili kişilere duyurun. Sorunu , durumu , nedenini belirleyin. Sakınca ve
sınırlamaları tanımlayın. Toplantıdan nelerin
beklendiğini açıklayın.
2-Katılımcıları
yöneltin .
Etkin tartışmalar yapılmasını
sağlayın. Tartışma konularını ortaya
koyun. Görüşleri ,fikirleri
ve deneyimleri dile
getirin. Grup halinde çalışmayı
ve katkıyı sağlayın.Tartışmaların gündem dışına
taşmamasını sağlayın.
3-Belirginleştirin, sonuçlara
varılmasını sağlayın.
Toplantı üyelerinin duygu
ve düşüncelerini iyi anlayın.
4-Adım adım verilen
kararları ve varılan
sonuçları hemen belirtin, not
alın.
5-Varılan
sonuçların ve ortaklaşa
aldığınız kararların herkes
tarafından anlaşıldığından ve
onaylandığından emin olun.
6-Uygulamaların
sorumluluğunu üzerinize aldığınızı
açıkça dile getirin. Ne
zaman sonuç almaya
başlayacağınızı herkesin bilmesini
sağlayın.
7-Toplantıyı
önceden belirleyip duyurmuş
olduğunuz zamanda başlayıp
bitirmeye özen gösterin.
Bir sonraki toplantıya
katılım isteği oluşturmak ve
zaman kaybı yaşanmayacağı garantisi
için bu önemlidir.
*Stresin
Üstesinden Gelme : Bireyler
en çok çalışma
ortamında stresle karşılaşmaktadırlar. Stres , örgüt içinde
çalışanların aşırı iş
yükü taşımaları , çalışma ortamının
gerginliği gibi faktörlerden
ortaya çıkmaktadır. Ayrıca örgüt
içinde izlenen politikalar
da yöneticilerde ve
çalışanlarda strese neden
olmaktadır.Stresin birey üzerindeki
olumsuz etkileri ,dikkati toplayamama
ve zihin selametine
ulaşamamaktır. Bir taraftan işlerin
aciliyeti , diğer taraftan zamanın
daralmasıyla yaşanan panik
hali bireyin stres
yaşamasına sebep olabilmektedir.
Örgütlerde
stresin üstesinden gelmek
için yöneticilerin ve
çalışanların bireysel olarak
yaşadıkları stresin varlığının
farkında olmaları gerekmektedir. Bunun için
önce stres nedir
sorusunu yanıtlamalıyız.
Stresi gerek psikolojik
gerekse fiziksel açıdan
bireye rahatsızlık veren
veya gerilim yaratan
bir durum olarak
tanımlayabiliriz.
Stresin
üstesinden gelebilmek bir
başka deyişle "Stres
Yönetimi" yapabilmek
için yöneticiler hangi
yöntemleri uygularlarsa işlerini
kolaylaştırmış olurlar...
Yöneticiler zaman baskısının
üzerlerindeki etkisi olan
stresi kaldırmak ya
da en azından
etkisini azaltabilmek için bireysel olarak
çaba sarf etmelidir. Olaylara negatif
anlamlar yüklememe, kontrol
edilemeyen olumsuz olaylar
gerçekleştiğinde
yaşanabilecek olumsuz duyguları
yönetebilme becerisi geliştirebilme yeteneği
birey olarak sahip
olunması gereken özelliklerdir. Olumsuz duygulara
kapılmamak, doğru, objektif
yargılar geliştirebilmek ve
gelecekte karşılaşılabilecek benzer
durumlarda işe yaramayan
davranış tarzlarını bırakabilmek
ve yenilerine adapte
olabilmek önemli beceriler
olarak görünmektedir.
Strese karşı bireyi
güçlü ya da güçsüz kılan bireysel
özelliklerin incelenmesinden ortaya
çıkan bir diğer
sonuç kişinin kendine
yönelik algısının diş
olaylara tepkisini verirken
önemli olduğudur. Kendini değerli
ve kapasiteli görmek , çaba gösterdiğinde başarabileceğine inanmak
olayların olumsuz etkilerini
hafifletmektedir.
Örgütsel anlamda stres
yönetimini ele alırsak;
yönetici zaman baskısının
üzerlerindeki olumsuz etkisi
olan stresi ortadan
kaldırmak ya da
etkisini azaltmak için
sorumluluk ve iş
yükünü astlarla paylaşmalı, iş ve
sosyal yaşantısını birbirinden
ayırabilmeli , kendisine
yeterli zamanı ayırabilmelidir.
Kendine özgü yapısı
nedeniyle stresi tamamen
ortadan kaldırmak mümkün
değildir. Bu nedenle yöneticiler
stresin üzerlerindeki tüm
olumsuz sonuçlarını en
aza indirmek için
çaba sarf etmelidirler.
ZAMAN DENETİMİ
Örgütlerde
zamandan azami derecede
faydalanmak isteniyorsa mutlaka
zaman denetimi yapılması
gerekmektedir. Çünkü geçen her
yirmi dört saatte gerçekte
neler olduğunu anlamanın tek
yolu " zaman denetimi" dir. Bir
takım olarak zaman
denetimini aynı günde
ve birlikte yapmak
çok daha iyidir. Bu
yapıldığında insanlar birbirlerine
yaptıkları etkiyi ve
bir takımda olmanın
üzerlerindeki etkisini görürler... Takımın zamanını
nasıl geçirdiğini ve
kimin vaktini boşa
harcadığı ortaya çıkar.
Zaman tablosu oluşturmak :
Zaman denetiminde kullanılmak
üzere etkili bir
zaman tablosu yapmanın
beş yolunu özetleyelim :
*Kendinize İşin Ne
Kadar Zaman Alacağını
Sorun.
Dikkat edin , bu bir
iş için bitiş
noktası koymaktan farklıdır. Önünüzdekilere bakıp
kendinize işlerin ne
kadar sürebileceğini sorarak
zamanlama zorluklarıyla karşılaşmadan
önce olayları kestirebilirsiniz. Bir şeyin
ne kadar sürebileceğini hesaplarken , tahminde bulunmaya
çalışın ve üstüne
biraz daha zaman
ekleyin. Çünkü bir
işin aldığı zaman ona
ayrılan zamandan genellikle
daha fazladır.
*Hesaba Katmanız Gereken
Her şeyin Farkında
Olun.
Zamanlama tablosu
, her
şeyi hesaba katıp
katmadığınızın sistematik bir
kontrolünü de sağlamalıdır. Ayrıntıları içermeyen
bir tabloyla kolayca
genel konularla uğraşıyor
konumuna düşebilirsiniz. Bir zamanlama
tablosuyla çalışma disiplini
oluşturmanız hem kendinizi
hem de üstünüzü
hem de müşterinizi
her ayrıntının düşünülmüş
olduğuna inandırmanın en
etkili yoludur.
*Sorunları
Tahmin Edin.
İyi bir zamanlama
tablosunda bütün değişkenleri
düşünmeniz yetmez ,
sorunları önceden sezmeye
de çalışmalısınız. Meslek yaşamınızda , karşılaştığınız güçlüklere
dönüp bir baktığınızda, olasılıkla bunların
yüzde ellisinden fazlasının
önceden tahmin edebileceğiniz nitelikte
olduğunu göreceksiniz.
*Doğal Ritminizle Çalışın.
Size en iyi
uyan çalışma şeklini
bulmaya çalışın. Ardından olabildiğince
günlük programınızı yeğlediğiniz
biçime uydurur. Kendi doğal ritminizle çalıştığınız
ölçüde üretken olursunuz.
*Siz Programınızı Kullanın
Onun Sizi Kullanmasına
İzin Vermeyin.
Programlar
yalnızca başka amaca
ulaşmaya yardımcı olurlar , programların kendisi
birer hedef değildir.
Şartlar gerektirdiğinde programınızı
iptal edin. Bazıları bir
yarar sağlamayan katı
alışkanlıklara takılıp kalırlar , siz de
alışkanlıklarınızı ve programlarınızı düzenli
kontrol edin.
SONUÇ
Zaman Yönetiminin özü,
zamanı kaydetmenin, yönetmenin,
ertelemenin, kişinin
faaliyetlerinde bir etkinliğe
yol açacağıdır. Bu durumu
engellemek için gerekli
olan zaman yönetimi
eğitimleri iki temel
adımdan oluşur:
Birinci adımda bireye kişisel
olarak hangi amaçlarının
daha değerli olduğu
konusunda cesaretlendirilerek
hangi amaca öncelik vermesi
gerektiği konusunda bilinç
kazandırılır. İkinci adımda
ise bireye bu
amaçlar konusunda öncelik
sıralaması yapması, ayrıca bunlarla
ilgili zamanın nasıl
kullanıldığının denetlenmesi öğretilir.
Zaman Yönetimi Eğitiminin
Amacı :
Uzmanlar zaman yönetimi
eğitimlerinin amacını şu
şekilde özetlemektedirler:
1-Performans
hedeflerinin belirlenmesi,
2-Belirlenen
hedeflerin öncelik sırasına
konması ,
3-Zamanın
planlanması konusunda pratik
yöntemler geliştirilmesi,
4-Söz konusu yöntemlerin
uygun koşullarda kullanılmasının sağlanması,
Zaman Yönetimi Eğitimlerinin
Sonucunda İse
*Zamanı etkin planlamanın
unsurlarının kavranacağı
*Önceliklendirme
prensibiyle hareket edilerek
iş hedefleri ve
kişisel yaşam hedeflerinin
saptanması konusunda beceri
kazanılacağı
*Zaman
yönetiminde geçerli olan
ilkelerin iş ortamlarında
uygulanmasının yollarının öğrenilmesi
*Hedeflere
ulaşmada önemli rol
oynayan planlama ve öz disiplin
konularında pratik teknikler
edinilmesi öngörülür.
Günümüzde tüm şiddetiyle
ve baş döndürücü bir
hızla yaşanan değişim
olgusu, örgütleri çevrelerindeki değişimlere
uyum sağlama sorunu
ile karşı karşıya
bırakmıştır. Rekabetin yaşandığı bir
ortamda , örgütleri
çevrelerindeki değişimlere uyum
sağlama sorunu ile
karşı karşıya bırakmıştır.
Rekabetin
yaşandığı bir ortamda
örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve
yüksek performans gösterebilmeleri önemli
ölçüde sorumluluklarını üstlenen
yöneticilerin doğru örgüt
ve yönetim stratejilerini geliştirmelerine, doğru kararlar
almalarına, yapılması gereken
en uygun değişiklikleri zamanında
ve süratle yapmalarına
bağlı olmaktadır.Ancak değişim
ve gelişmelere bağlı
olarak artan ve
giderek daha da
karmaşıklaşan iş ve
faaliyetler sınırlı bir
zamanda pek çok
işi yapmak zorunda
olan yöneticilerin işini
daha da zorlaştırmaktadır. Diğer
bir ifadeyle içinde
bulunulan koşullar nedeniyle
yaşanan zaman baskısı
yöneticilerin etkinliğini ve
verimliliğini olumsuz yönde
etkilemektedir.
Bu bağlamda, yönetimde
başarı önemli ölçüde
yöneticilerin zaman yönetimindeki
etkinlikleri ölçüsünde gerçekleşecektir.
Yaşama atılan bir
kimsenin hangi meslekten
olursa olsun başarılı
olmasında" zamanı bilmesi"
nin büyük yararı
vardır. Bireyin
öğrenciliğinden başlayarak meslek
hayatını tamamlamasına kadar
olan sürede zaman
israfının önüne geçmesinde,
hayatının düzenli olmasına
ve sürekli başarılar
elde etmesinde katkı
sağlar. Bu , bireyler için
olduğu gibi bireylerin
oluşturduğu toplumlar için
de böyledir. Zamanı etkin
kullanma konusunda bilinçlenmiş, iş yaşamını
ve sosyal ilişkilerini
bu bilincin ışığında
düzenleyip uygulayan toplumlar
diğerlerine oranla daha
çok ve hızlı
gelişirler. Kamuoyu
araştırmaları sanayileşmiş bilgi
toplumlarında insanların özgürlük
ve para kadar
zaman yokluğundan da
şikayetçi olduğunu göstermektedir.
Yaşamı ifade eden paradan ziyade
zaman olduğuna göre
herkesin zamanı verimli
kullanabilme problemini çözmek
için çaba göstermesi
beklenir. Zamanı
denetlemenin yolu ise
bireyin önce kendini
denetlemesinden geçer.
Son olarak
yöneticilerin ve çalışanların
örgüt içersinde zaman
yönetimi uygulamalarında kullanması
gereken teknikleri özetlemek
gerekirse;
1-Özel , sosyal
ve örgütsel yaşamda
planlı ve programlı
çalışmak günlük ,haftalık ve
aylık işleri planlamak zamanı
akıllı kullanmak demektir.
2-Örgütsel yaşamda
yetki devri , en önemli
zaman yönetimi tekniğidir.Yetki devri yapan
bir yönetici , geniş bir
yönetme zamanına ve
olanağına kavuşur. Tersine
astların işlerini yapan
yönetici , zamanı öldüren
ve sadece çalışır
görünen kişidir. Oysa yönetimde
asıl olan yöneticinin
düşünmesi, planlaması, uygulamaya
geçirmesi, uygulamaları izlemesi,
ortaya çıkan sorunları
çözümlemesi ve örgüte
sürekli gelişmeyi temin
etmesidir. Çünkü yönetici iş
yapan değil yaptıran
kişidir.
3-Sekreter
istihdam etmek veya görevlendirmek özellikle
halkla ve personelle ilişkileri
olan birimlerde zorunludur. Sekreter , yöneticinin ziyaretçilerini, telefon
ve mesajlarını, randevularını, toplantılarını, seyahatlerini , özel ilişkilerini
ve işlerini düzenleyen
ve yöneten, böylece yöneticiye
zaman kazandıran ve
yöneticinin iş yükünü
azaltan kişidir. Sekreterin odası
yöneticinin giriş kapısı
önünde olmalı, ziyaretçiler, iş
sahipleri ve personel, yöneticinin odasına
sekreterin odasından girmelidir.
4-Ast yöneticilerle,
personelle ve halkla
görüşme yapmak ve
evrak imzalamak için belli
saatler koymak , bu saatlere uymak
yöneticiye, astlara ve vatandaşlara
da zaman kazandıran
etkili bir çalışma
yöntemidir.
5-Sık sık görüşülen
yardımcıların, birim
başkanlarının odalarının yöneticiye yakın
olması , yöneticilere ve astlarına
zaman kazandırır.
6-Önemli ve acil
işleri yapmak ve çalışmak
için makam odasının
dışına çıkmak ve
ayrı bir yerde
çalışmak, telefonlardan ve ziyaretçilerden uzak
durmak zaman kazanmak
için en uygun
yöntemdir.
7-Toplantılar
makam odasında değil , toplantı odasında
yapılması,ayrıca sık ve gereksiz toplantı
yapılmaması, önemli ve zorunlu
olmayan iç toplantılarda, başkan
olarak yardımcının görevlendirilmesi, ikincil dış
toplantılara yardımcının ya da ilgili
birim başkanının gönderilmesi
yöneticiye geniş bir
zaman sağlar.
8-İş gezileri yolculukları
sırasında iş raporlarını
incelemek ya da mesleki
yayınları okumak boş
zamanları değerlendirmek için
bulunmaz fırsatlardır.
9-Büro
yönetiminde işi basitleştirme
teknikleri uygulamak ,
gereksiz ve yararsız
formaliteleri yazışmaları, evrak
ve belgeleri, havale, paraf
ve imza işlerini, tek
kelimeyle kırtasiyeyi en
aza indirmek ve
hatta kaldırmak, yönetimde
zaman kazanmanın en
etkili bürokratik yöntemidir.
10-Zamanı iyi kullanma
yöntemlerinden biri de
çalışmayı bloklamaktır. Yani yapılacak
işi bölümlemek ve her bölümü
belli bir zaman
içinde yapmaktır.
11-Yönetsel
yaşamda zamanı etkili
ve verimli kullanmanın
ve başarılı olmanın
önemli bir yöntemi, günlük zorunlu
işleri yaptıktan sonra
işe ara vermek , bir
süre dinlenmek, düşünmek,
hayal etmek, kitap okumak
gibi kişisel ve sosyal
işlere de zaman
ayırmaktır. Çünkü yorgun bir
insan verimli çalışamaz. Dinlenmek,
enerji toplamak ve verimli
çalışmak için zamanı
değişik iş ve
etkinliklere bölmek şarttır. Çünkü aynı
işi tekrarlayan insan
giderek yorulur ve
verimsiz olur.
Şu ana kadar
anlattıklarımızı özetlemek gerekirse
birey olarak özel
ve sosyal yaşantımızda
ya da yönetici
olarak örgütsel yaşamda
zaman yönetimi olgusunu
bir disiplin olarak
yaşamımıza yerleştirmek,
zamanın yanı sıra, özgüven, verimlilik
ve en sonunda
da başarı kazandıracaktır.

